Ankara Merkez, Haydi Gelsin Herkes! (09.04.2007)
Erzincan’daaaaaaaan Serkaaaaaan
İstanbul’daaaaaaaaan Gökhaaaaan
Kayseri’deeeeeeeeen Berkaaaaaay
Eskişehir’deeeeeeeen Büleeeeeent
Bu hafta geldiler Ankara’mıza.
Hoş geldiler, sefalar getirdiler efendim.
Arkadaşlar bu haftaki turumuz her zamankinden biraz farklıydı.
Ankaralı bisikletçiler olarak arkadaşlarımıza ev sahipliği yapmaya çalıştık elimizden geldiğince.
Kusurumuz olduysa affola.
Güdak Bisiklet Birimi, Pedalsesi Ekibi ve misafirlerimizle birlikte sayımız 30’un üzerindeydi. Eymir’e farklı yollardan gelen pedalcılarla beraber 40’a kadar ulaştık.
Mesut sabah 6’da Serkan’ı karşılamaya Aşti’ye gider. Beraber kahvaltı yaptıktan sonra yola çıkarlar. Ulus tarafından gelirken önlerine İstanbul’dan gelen Gökhan’ı da katarlar. Bilin bakalım nereye geliyorlar! Tabi ki bize! Bu işte bir karışıklık var değil mi? Benim onları karşılamaya gitmem gerekmez miydi? Yok yok yanlış anlaşılmasın. Kötü bir niyetim yok. Amacım taşıyamıyacağım ağırlıktaki çantayı Mesut’a yüklemek hahaha…
Saat 9’da Güdak’ta buluştuk. Yavaş yavaş ekip toplanmaya geldi. Bizim kulüpte ilk defa tura çıkacak olan arkadaşlar var. Heyecanları yüzlerinden okunuyor…
Serkan ise hayatında hiç bu kadar bisikletçiyi bir arada görmediği için çocuklar gibi şen ihhi


Çok kalabalığız. Farklı tempolar olduğu için mecbur dağılıyoruz. Ancak toplu gitmekte kararlıyız. Arkadaki ekibi bekliyoruz.

Makinenin aldığı kadarı burada. Kalanlarda dağ tepe geziyor…



Müfit Abi ile 6-7 kişi de Eymir yakınlarında bizi yakalıyor. Foto çekelim bakın diyoruz ama herkes muhabbete dalmış.

Bakanlar bakıyor. Bakamayanlar çıkmıyor tabi ehhe… Bu arada aramızda arızalı tipler Downhill yapmak için tırmanmaya gitti.


Göl kenarına gidilir de balık ekmek yenmez mi?

Bugün Eymir inanılmaz kalabalık. Havaların güzelleşmesi sadece bize yaramadı anlaşılan. Amcamların işler tıkırında maşallah.

Serkan’ın ağzının suyu aktı akacak. Yahu çocuk sırf bizimle tur yapmak için 11 saat yolculuk yaptı. O hak etmesin de kim hak etsin o cızbız balıkları hoooooyy…

Sereserpe oturduk bakalım. Ohhh ayaklarımızı da uzatıp haydi gölü izleyelim…


Yazıııık yeni üyeleri ite ite yorulmuşlar mı? Kıyamam beeen. (Yalan kaç kere uyandırıp rahatsız ettim huaaa)



Beykan ve Berkay iyi anlaştı. BB’ler akrobasi yapıyor biz de ağzımız açık izliyoruz…

Amanın o sıcakta bu rampaları tırmanırken dalağım şişti. Cevizli sucukla bir parti bizi besleyen Serkan burada da çantasından fındıklı cezerye çıkarıp beslemesin mi? Amanın o enerjiyle bir fırlamışım sorma gitsin hahahaha…

Yeni üyelerimiz dağıldı. Neyse alışırlar yavaş yavaş.

Bugün de güzel bir turun sonuna geldik. Şimdi herkes evine, barkına, yoluna, yurduna bakalım diye çıktık yola…

Zahmet edip Ankara’ya kadar gelen, bizlere katılıp bu mutlu günümüzü bizimle paylaşan tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz. İnşallah sizi güzel ağırlayabilmişizdir. Bunu saymayız. Her zaman bekleriz.
Eymir Gezisi (10.03.2007)
Normalde Güdak Bisiklet Birimi Gezisi olup dışarıdan bize katılmak isteyenler olacakken olay tersine döndü. Güdak yönetiminin dağa tırmanması ve bisikletlerin kilitli olduğu yerin anahtarının onlarda kalması nedeniyle bisikleti olmayıp geziye katılmak isteyen arkadaşlar bize katılamadı. Dolayısıyla bu gezimiz de Pedalsesi hafta sonu gezisi olarak kayıtlara geçti.
Sabah 9:45’de Kızılay’da buluştuk.

Yahu kardeşim arkadan dolansan ne olur. Görüyorsun ki insanlar foto çekmeye çalışıyor. Ne var da beni kapatıyorsun!

Bu yolu çok seviyorum. Merkeze yakın olmanıza rağmen uzakmışsınız hissi veriyor.

Kuzuların güzelliğine bi bakın!

Erhan’ın lastiği patlayınca muhabbetli bir mola veriyoruz.

Toplamda 15 kişiyiz.



Aramıza yeni katılan bir bayan daha. Hoş geldin Nazlı!

Tota fatihi, Göksu maduru, kaderi benzer Yavuz. Menüsküs kardeşliği adına! Hahahah

Bensiz bir göl manzarası düşünülemez!

İşi dolayısıyla bisiklet turuna katılamayan İlker Abi arabaya atladığı gibi soluğu Eymir de alıyor. E tabi ailesiyle.

Esen Ablacım ellerine sağlık. O nasıl güzel bir kek ve kısırdı öyle!

Bu iki yaramazdan sağdaki İlker Abinin oğlu Türker diğeri de onun arkadaşı Çağhandı yanılmıyorsam…

Yiyecekleri biz bitirdik tepsiyi sıyırmak getirenlere kaldı. Yamyam gibiyiz maşallah!

Bu da Pedal Sesi’nin en yeni, en ufak, en sevimli, en pembe üyesi!

İlker Abi’nin kızı Zeynep;

Henüz 4 çekeri var. Büyüsün ona da bisiklet alıcak babası. Ayakları hiç rahat durmuyor pembe burunlunun. Belli ki o da sabırsızlanıyor büyüyüp Kevser Abla’sına takılmak için.

Gel bakalım buraya diyip göl etrafında gezdiriyorum Zeynep’i. Kıyıda görenler durduruyor. Nasıl, benziyor mu bana? diyorum millet dikkatli dikkatli bakıyor bize. Birkaç aileyi kekledikten sonra sadece gezdiriyorum benim değil diye açıklama yapıyorum.
Ama benim desem de yerler hani…

Bu da Sarı Murat!

Gönlümüz, mevsim normallerinde bu günde üşümek, gerekirse şakır şakır yağan yağmurda evden dışarı çıkamamayı isterdi ancak böyle güzel bir günü de kaçırmak istemedik. Güneşli, sımsıcak muhteşem bir günü böyle değerlendirmiş olduk.
Gezi bitti. Haydi bakalım şimdi aylık PS toplantımıza gidiyoruz. Bakalım orada neler olacak!