Çubuk-Karagöl Gezisi 11.07.2010
KPSS`den ciktik; ama Karagol`e de ciktik
)
KPSS sinavinin etkisiyle sehre mihlandigimiz icin uzaklara tur yapmak hayallerde kalmisti. Arkadaslar ben bu esareti bitirmek icin prangalarimi soker atarim, pedala da yuklendikce o stresi atarim, dedim. Uzun zamandir antrenmanlar yalan oldugu icin 35 derece sicaklikta toplam 70km yol ve 1500m`ye yakin tirmanis bizleri oldukca yordu. Neyse canim en azindan donusu cabuk ve eglenceli oluyor. Biz de vucudu kapattin mi off cok deli hizlaniyor pisletler. Ay anaam vay deyip kendimizi her golgenin altina attigimizda, her cesmede yuzumuzu gozumuzu yikadigimizda, birbirimizin gozluk izlerine, amele yaniklarina baktikca yuzumuzdeki gulumseme hic eksilmedi. Guzel muhabbetlerle taclandirdigimiz keyifli turumuzdan iste bazi kareler…
Sabahin korunde yola cikan uykusuz insan toplulugundan sadece bir tanesi. Haa biz mi ne yapiyoruz? Uyumadik, derin mevzulara daldik.

Serkan cay icmeden o pedal donmez hacim diyince oturuyoruz bir cay ocagina,


Koyden gelen bir gelin konvoyu,

Kac kisinin hayatinda gelin konvoyu bisikletciler tarafindan kesilmistir? Yok paraya gerek yok oylesine kestik desek de Murat adettendir diyor.

Karagol yolunda tum yol ayrimlarindaki tabelalar yenilenmis. Hic kaybolmadan yolunuzu bulabilirsiniz artik.

Arinin yuvasini camurla kapatma cabalarini inceledik,

Muhtesem inisin ardindan geride kalan Serkan ve Murat`i beklerken foto cekelim diyoruz.

Gunesten maksimum korumayi saglamak icin beyaz uzun kollu forma giyiyorum, hakikaten de kisa kolludan cok daha iyi oluyor. Boylece surekli gunes kremi surme derdinden de kurtulmus oluyorum.

Telefonlar da cekmeyince sen burda bir yerde dur ben bakip geleyim diyor. Valla hayatta o rampalari tekrar cikmam diyorum ve ilerideki koyede bir golge bulmak icin ilerliyorum.


Ve iste buldugum golge mekan ve ben,


Ordan foto alayim burdan foto alayim derken ayagimin altinda yumusak bir zemin hissettim ama is isten gecmisti artik. O kadar atlayip ziparsan etrafina bakmadan boyle olur iste. Ahanda poka bastin simdi Kevser dedim kendi kendime. Bir yandan yerdeki kumlara ayakkabiyi surterek uzerindeki pisligi atmaya calisiyorum bi yandan da of ya of yaa titiz adami bulur bu isler diyorum.

Spd yi tasa vurdukca tak tak diye ses cikiyor malum. Teyzem yukaridan sesleniyor kizim cekic vereyim mi ne cakiyorsun, diye. Yok teyze diyorum durumu anlatiyorum. Hadi eve gel yika diyor. Yok boyle iceri girmeyim sagolun hallettim zaten dedim e ver ben yikayim, dedi. Yok teyze sagolasin dememle koyu bir muhabbete basladik ordan burdan. Bizimkiler de hala ortalikta yok. Once Serkan`in lastik patlamis sonra Murat`in derken Kevser kok salmis
))

Bi de bana narsist derler, siz su yaziya bakin hahha
)

Ken ile digerlerinden arayi cok acmisiz. Golgeye oturup tas sektirme yarisina giriyoruz enerji barlarimizi yerken. Dedik demek koylerde yapacak bir sey bulamayan insanlar boyle seyler icat ediyor. Serkan`in yine lastik patlamis. Golgede hemen onlara da yer aciyoruz.

Serkan`in bikkinligi yuzunden okunuyor. Ya yiter artik yiteeeer yaa bakisi hahahah
))

Ken ile Karagol`e varip soyle bir etrafi turluyoruz. Maalesef bencil insanlarimiz ac gozlulukleri ile 4-5 kisiye iki hatta kimi zaman uc piknik masasi isgal ettigi icin oturacak yer bulamiyoruz.


Dolayisi ile kendimizi cimlere atip Serkanlari bekliyoruz. Etraftaki gurultuden, kalabaliktan ve rahat edemedigimizden dolayi bisikletlere atlayip daha yukarilara vuruyoruz kendimizi.

Oyle mangal imkanimiz olmadigi icin etraftan gelen kokulair icimize hapsediyoruz hahahah
)) Herkes getirdiklerini seriyor ortaya. Karagol`de su an herhangi bir isletme olmadigi icin buz gibi ayran ve cay icememek bizi kahrediyor.

Her sene oldugu gibi klasik merdiven pozumuz. Her sene bi bu merdivenler sabit bir de ben ama yanimdakiler surekli degisiyor haha
))






Kankalarla pedallamayali coooook uzun zaman oldu. Seviyorum ben bu keratalari yahu. ![]()

Saat 5 gibi donus yolu icin harekete gectik. Kenan`in aksam yetismesi gereken bir dugun var.







Ken ile gidiyoruz, bekliyoruz Serkan ile Murat yine kayip. Ariyoruz Serkan`in yine lastigi patlamis. Bu sefer biz yiter yaaa, ama yiter yaaa, diyoruz. Bir araba gelip yanimizda duruyor. Arkadaslariniz geride yatiyor diyor, haberini aldik lastik patlamis, diyoruz. Biraz lafladiktan sonra ilerliyorlar. Yanimizda bir minibusun icinde Murat ile Serkan geciyor. Uleee otosropcular, durun derken yokusun basinda olucaz diyorlar. Ken ile ikimiz yukleniyoruz pedallara. Hani giderken indigimiz o muhtesem yol simdi oldu muhtesem rampa. Alnimizin teriyle kisa surede rampalari bitiriyor ve keratalari baya bir ilerde visne yerken yakaliyoruz. (Malum Cubuk`un visnesi cok meshur ve her yerde visne agaci var.)
Bu arada bize haber veren cocuklar tepede yine bizi beklemis, birlikte foto cekmek istiyorlarmis. Biz de durup siritarak poz veriyoruz. (Ondan sonra ileride tekrar durmuslar. Hatta bir tanesi yere yatip biz gecerken fotolarimizi cekti. Iyi ezmeden gectik o hizla, ya yavaslayamasaydik hahah
))

Bu arada zarflarin icinden 1 dolar cikti meraklilarina duyurulur hahahah
)) Muhabbete doyamamis olacagiz ki minibus Ulus`ta birakinca haydi gelin bir de cay icelim deyip hemen karsidaki Genclik Parki`na giriyoruz.

Arkadaslar biliyorum sizi beklentilerinizin otesinde yordum ancak guzel turdu yaw degmedi mi? Az gunesten kavrulduk, yorulduk ama ben cok eglendim yahu. Tesekkurler, bu turda beni kirmayip eslik ettiginiz icin. Yoksa kimse gelmese tek basima gidecektim o kadar yolu.
Murat yok yok bi daha toooobe gelmem Karagol benim icin bitmistir, dese de biz oraya yine gideriz. Demedi demeyin.
Bu ilk turla seytanin bacagini kirmis oluyorum. Bundan sonra donsun pedallar, gelsin turlar.
Bir sonraki turda gorusmek dilegiyle esen kaliniz efeem…
Vay Be Çubuk-Karagöl Sen Neymişsin? 26.04.2008
Sabah 7:00 de Ulus Heykel’de buluştuk.
Yavaş yavaş toplanmaya başladık. Arkadaşlar geldikçe elimdeki poaça ve simitleri dağıtıyorum. Ayak üstü atıştırıyoruz. Cebimdeki listeyi çıkarıp tek tek kontrol ediyorum isimleri. Eksikler aranmaya başlanıyor. Her zamanki gibi satıcılar vardı aramızda.
Biri geç yattım gelemeyeceğim msjı atan Kenan,
Diğeri yatağına yapışan Serkan.
Bir de hiç haberdar olmadığımız Hasan ve Deniz…
Biliyorum arkadaşlar sağ olun sağ olun… Ben bir meleğim halkam çıtır simit kıvamında da olsa. Sizi çok mutlu edicem, çok güzel bir yere götürücem…

Hava buz gibi diye turdan caymak isteyenler var.
Murat: Dondum yaw, bu kadar kişi miyiz? Gitmeyelim en iyisi…
İlker Abi. Boş verin yaw. Gelin bize gidip çay koyalım.
Erkut: Hava yağacak mı ne?
Kevser: Yağsa da yağmasa da gidicez.
Erhan. Boş verin yaa bize gidip uyuyalım.
Kevser: Nası bisikletçilersiniz siz nasıl yarışçısınız yaa. Yürüyün hadi gidiyoruz.
Herkes düşünüyor. Acaba diyeee benim dışımda. Tur olacak dediysem patlak şiş gözlerle azıcık uykuyla sabahın köründe kalkıp geldiysem o tur olacak kardeşim o kadar…
İlk minibüse 4 ikinciye 3 bisiklet yükleyip iki grrup halinde gitmemize rağmen aynı anda terminale vardık. Çubuk’a indiğimizde hava sıcaklığı 12 dereceydi.
[i]Murat: İsolar ne zmn gelecekmiş.
Kevs: Bilmem öğleden sonra galiba. Ne oldu?
Murat: Hani yol yakınken dönüyüm dondum ben yaw.
Kevs: Gelin kahvaltıya gidelim çay içer ısınırız. Hem hava da açar.[/i]
Gittik bir pastaneye. Adı [u]ÇINAR[/u]. Niye büyük harflerle yazıyorum birazdan anlarsınız.
Gördüğünüz üzre aldığımzı şeyler gayet normal poaça börek çay falan filan

Adam oturduk diye bizden neredeyse ürün başına birer ytl fazla aldı. Neymiş biz oturmuşuz peçete koymuş, tabak hazırlamış, hizmet etmiş. Dışarıda elimizde yeseymişiz 2 lira olurmuş da orada oturduk diye börek 3 lira olmuş, pasta 3 lira olmuş. Baştan sormama rağmen kesinlikle fiyatları bana söylemedi otur hallederiz hanım ablacım dedi. Ankara’dan geldik diye bizi yolunacak kaz gördü herhalde. Ben kendi adıma 6,5 lira ödedim ki düşünün koskoca tesiste alabalığı içeceği salatası dahil 10 liraya bağlantı kurmuş kişiyim. Götürdüğüm misafirlerim adına ne kdr utandığımı anlatamam. Adamla sıkı bir tartışmaya başladım. Şimdiye kadar 39 farklı şehirde kahvaltı yapmışım yüzlerce kez pastaneye gitmişim hayatımda ilk defa böyle bir şeye şahit oldum. Sizi internette anlatıcam, belediye başkanına da e-mail atıp şikayet edicem dedim. Git kime istersen şikayet et, buraya cumhurbaşkanı da gelse böyledir adet dedi. Sanki daha önce Çubuk’a hiç gitmedik sahtekar adam. Hakkımızı da helal etmiyoruz bilsin. Yolunuz düşerse sakın yanlışlıkla uğramayın…

Yaklaşık on kilometre boyunca sinirim geçmedi. Durup durup arkadaşlara neymiş peçete koymuş peçetenin paketi kaç kuruş yaw diye söylenip durdum. Sakin ol diye yatıştırmaya çalıştılar…
Bu fotoyu çektik, sonra Murat’ın makinesini koyduk selemin üzerine. Öyle bir rüzgar esti ki ayaklıktan kurtulan bisiklet devrilince makine de gitti. Hepimiz çok üzüldük. Lens kapağı kırıldı sadece ama umarız önemli bir şey olmaz.

Tırmanalım bakalım…



Bu seferki yokuşlar daha mı yorucu ne?..

Halim Bey öyle yola bakmakla yokuşlar bitmez. Bas bakalım biraz pedala. Ne demişler “aşıksan vur saza, pisletçiysen bas pedala” hahahahaha…
[/color]
Erhan bastı gitti tabi bu güzel fotoyu da kaçırmış oldu. Herkes bağdaş kursun bakeeem…

Şimdi de sağ dizler havaya hoppa…

Nihayet vardık Karagöl’e. Görüldüğü gibi hemen yemek mevzusuna daldık.

Kiremitte alabalık, salata, el yapımı ayran ohhhh…

Teyzeler madımak toplarken,

Tur Erkut tut spd kayıyor. Pisletten düşmedik burda düşüp karizmayı resetlemeyelim.

Gül geç pozları,



Yeter yaw hep mi pislet olacak, yürüyelim bacaklarımız açılsın.

İşte buuu vıraklarken çektim… Naısl da şişiriyor sakız gibi.


Ay tırmanamadım da ayağım kayıyor yauuuw.

Kollaaaar omuzaaaaa…

Şimdi de diğer omuzaaaa….
Murat’ın da artık bir bisikleti var ve ilk gezisi… E poz vermesin mi çocuk canıııım…

Her zamanki gibi görev adamı İso geç de olsa işlerini halledip bize yetişti.

Kimse kimsenin gölgesinde kalmasın. Hepinizi meşhur edicem açılın bakem biraz.



Vay bee Ankarada’da böyle akan sular var mıymış!

Diğerleri dönüş yolunda bastı gitti biz üçümüz ise foto çeke çeke manzaranın tadını çıkara çıkara gidiyoruz…

Güneş öğleden sonra da olsa yüzümüze güldü. Şu yolun güzelliğine bakar mısınız?

Son yokuşlar,


Bu arada bgn neden çok yorulduğumu ve dizimin bu kadar ağrıdığını tur bitmeye yakın fark ediyorum. Meğerse benim arka fren janta yapışıkmış teker hiç dönmüyormuş. Ben de böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyorum hiç aklıma gelmedi kontrol etmek yahu… Offf offf yine bir sürü enerji boşa gitti.
Bugün gidiş-dönüş 60km arazide yol almış olduk. Başta kapalı olsa da sonradan açan hava ve güzel muhabbetler hepimizi mutlu etti…
Ekip güzel oldu mu geziler de tadından yenmiyor canııııım. Kazasız belasız bir organizasyonun daha sonuna geldik çok şükür. Tura gelen tüm pedalcıların ayaklarına sağlık. Organizasyonlarım devam edecek. Bizimle kalın pedalcılar hoşça kalın.