Atam Yolundayız 10.11.2008
İzmir Bisiklet Derneği ve Bisikletliler Derneği’nin Ankara’yı ve Atamızı ziyaretinde biz de PedalSesi Bisiklet Topluluğu olarak destek verdik.
Bu ne sevgidir Atam! Kurduğun Cumhuriyete ve ziyaretine gelen şu gençliğe bir bak!


Yeterince saygı ve sevgi gösterebildik mi dersin!





Ne kadar da soğuk duruyor şu sütünlar, mermerler, işlemeler,

İşgalden kurtarıp yeni bir vatan kurduğun bu topraklarda doğan sımsıcak güneş olmadan!

Huzurla uyu kemiklerin sızlamadan ve bizim gibi gençler azalmadan.

Huzurla uyu bu güneş batmadan,

Cennet vatanım tam anlamıyla kararmadan!

Solmadan…

Bisiklete Saygı Etkinlikleri-II 19.10.2008
Yazı: Yavuz Ergun.
Fotoğraflar: Serkan TAŞDELEN
Video Klip: KevSer Seri
Pedal Sesi Bisiklet Topluluğu tarafından düzenlenen Bisiklete Saygı Etkinlikleri’nin ikincisi olan “Doğa için Bisiklet” Turu başarı ile tamamlandı. Doğa Derneği’nin destekleriyle düzenlenen organizasyon, gerekli açıklamaların yapılması, bisikletlerle “uyan” yazılması, basın açıklamasının yapılmasının ardından temsili şehir sürüşü ile devam etti.
Son anda emniyetin Anıtkabir çevresi olarak değiştirdiği güzergah yine son dakika süpriziyle tekrar eski haline döndü. Böylece temsili sürüşümüz Anıttepe, Beşevler, Tandoğan, Demirtepe, Kızılay, Bakanlıklar, İnönü Caddesi istikametinde gerçekleşti. Katılımcılaırn oluşturduğu uzun kortejin Kızılay’dan geçişiyse heyecan vericiydi. Çevredeki insanların alkış ve tezahüratları eşliğinde devam eden temsili sürüşümüz yine başlangıç yeri olan Anıttepe Anıtpark’ta son buldu. Şimdi fotoğraflara geçelim:





Organizasyonla ilgili gerekli açıklamaların yapılmasının ardından katılımcıların bisikletleriyle alana “uyan” yazıldı. Yazının fotoğrafının çekildiği sırada Tarkan’ın doğa için bestelediği uyan isimli parçasının çalması da olaya ayrı bir anlam katmıştı.


Daha sonra iletişim koordinatörümüz Kevserseri basın açıklamasını yapıyor.



Ve beklenen an geliyor. İkişerli olarak oluşturulan kortej, emniyet ekiplerinin eskortluğunda yola çıkıyor.

Tandoğan Meydanı


GMK Bulvarı



Kortej Kızılay’a varmadan önce emniyet gerekli güvenlik tedbirlerini almış ve alanı boşaltmıştı. Etrafta kısa süreli bir sessizlik hüküm sürüyordu…

Kısa süren bu sessizliğin yerini bir süre sonra pedal sesleri almıştı…




Etraftaki insanlar da geçişimiz esnasında alkış ve tezahüratlarla eşlik ediyordu.




İnönü Bulvarı








Ve Anıttepe’ye dönüş…




Bu faaliyetin ardından organizasyonun ikinci aşaması olan Eymir Gölü turu yapıldı. İmrahor Vadisi üzerinden gidilen tur da en az bir önceki kadar zevkli ve heyecan vericiydi.
Organizasyonda emeği geçen tüm organizatör arkadaşlara, Sds Bisiklet’e, emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Organizasyonun başından sonuna kadar trafikte güvenliğimizi sağlayan ve kritik noktalarda gösterdikleri duyarlılık,yardımlarından dolayı Emniyet Görevlilerine de özel teşekkürlerimizi iletiyoruz.Bir sonraki organizasyonumuzda görüşmek dileğiyle.
Organizasyonun Basına Yansımalarını görmek için:
http://www.pedalsesi.com/tr/viewtopic.php?f=53&t=3929&p=32426#p32426
Huzur Evi Ziyareti! 22.03.2008
Merhaba Arkadaşlar,
Güdak Bisiklet Birimi olarak bu hafta anlamlı bir geziye imza attık.
Her sene 18-24 Mart tarihleri arasında Yaşlılar Haftası olarak kutlanıyor. Biz de bu münasebetle teyze ve amcalarımızın ellerini öpmeye onlarla muhabbet etmeye gittik…
Aramızda topladığımız paralarla kuru pasta ve içecek gibi şeyler almayı düşündük ancak huzur evi müdürünün açıklaması bizi fikrimizden caydırdı. Daha çok yatalak hastalar için çarşaf ve ameliyat eldiveni ihtiyacı olduğunu illa ki bir şey alacaksak bunları temin etmemizi söylediler. Biz de aynen öyle yaptık.
Hayır için alıyoruz abi diyerek eczaneden indirim yaptırdıktan sonra kutuları arkadaşların çantalarına atıp yola koyulduk…
İşte geziye dair fotoğraflarımız. İyi seyirler.

El öpenlerin çok olsun evladım.


Ana yüreği işte, torunun çocuğuna yelek örüyor. Maşallah maşallah…



Toplu fotoğraflarımız,


Şimdi de amcaların katındayız. Çoğu öğle yemeği için dışarıya dolaşmaya çıkmış. Kalan sağlar bizimdir…

108 yaşındaki Cemile teyzemizin maşallahı var. Atatürk’ü gören şanslı kişilerden.

Öğleden sonra başka programları olduğu için sağ olun var olun diyip ayrılıyoruz.

Amca ve teyzelerimizin tek bir temennisi var: Vatana millete hayırlı evlatlar olun. İnşallah bunu elimizden geldiğinde yaparız.
Gazi Üniversitesi’nden geldik diyince de Allah zihin açıklığı versin yavrum diye hayır dualarıyla uğurlandık.

Huzur Evi sorumlusu Ayşe Hanım ile,

Her yere her zaman tur yapıyoruz. Ama huzur evinden çıkarken yüzümü görmeliydiniz. İçimde inanılmaz bir manevi doygunlukla orayı terk ettim. Onlar bizlerin de anaları babaları sayılır tıpkı çocuk esirgemedekilerin evlatlarımız, kardeşlerimiz sayıldığı gibi. Bu tarz ziyaretleri sadece özel günlerde değil aklımıza geldikçe zaman buldukça yenilemek de bizlerin görevi. Üzerimize düşeni yapalım, onları yalnız bırakmayalım…[/QUOTE]
Çanakkale Şehitlerini Anma Gezimiz (18.03.2007)
Dur Yolcu!

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğuldu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
(Necmettin Halil Onan)

Metrekareye 6.000 mermi ve 35 şehidimizin düştüğü, şanlı tarih yazdığımız topraklar…

Conkbayırı’nda siperler arası mesafe 10m.ye kadar düşmüş, 24 saat içinde 7 kez el değiştirmiştir.

275 kg.lık topu sırtlayıp namluya taşıyan Seyit Onbaşı düşman zırhlılarından Ocean’ı vurdu.

İstanbul Tıp Fakültesi o sene hiç mezun veremedi. Tıp Fakültesi 130, İstanbul Lisesi 50 öğrencisini 3 saat içinde şehit verdi.

Bu sayısal değerleri vay diye hayret ediniz diye vermedim. Bu savaşta şehit olan yiğitlerimizin anaları, babaları, evlatları, sevdiği insanlar vardı. Onlar daha huzurlu yaşasınlar, köle olmasınlar diye kanlarını akıttılar, tarih yazdılar bu topraklara.
Ben yeniden tarih yazalım demiyorum. Sahip olduğumuz tarihin, bu toprakların kıymetini bilsek yeter.Gelecek nesillere bunları aktarmalıyız. Çocuğunuzun elinden tutup Çanakkale’ye götürmeli, seve seve canını feda eden 14-15 yaşındaki vatan evlatlarının mezar taşlarını göstermeliyiz.
Türk, Laz, Kürt, Çerkez cephede sırt sırta verip düşmana karşı direndi.
Bir ülkeyi parçaladıktan sonra yönetmek çok kolaydır.
Dost görünmeye çalışan yabancı güçlerin iğrenç oyunlarına gelmeyelim.
[b]Bu ülke bizim. Lütfen ona el birliği ile sahip çıkalım.[/b]
[color=red][b]Ankaralı Bisikletçiler olarak atalarımıza layık olmaya ve elimizden geldiğince onları anmaya çalıştık. Günümüz bu kadar renkliyse bilmeliyiz ki sahip olduğumuz her şey onların sayesinde var![/b][/color]
Her zamanki gibi Güdak önünde toplandık…

Geç kalan arkadaşları beklerken…



30’a yaklaşan sayımızla ekibin arkada kalan kısmını beklerken…



Ha gayret az kaldı çeşmeye.

Bu kadar kişiye İncek’teki evinin kapılarını açan misafirperver Müfit Abimize çok teşekkür ediyoruz. Çay ve pideler için de ayrıca teşekkürler Abicim.




Vedalaşırken diplomat pozu veriyoruz ehhe…

[color=red][b]Bu anlamlı turda bizi yalnız bırakmayan herkese, hatta yolda görüp peşimize takılanlara bile çok teşekkür ediyoruz![/b][/color]
Mavi Bisiklet Ankara Etkinliği (15.09.2006)
Gazetelerden ve tv.den takip ettiğime göre 14:00da Sıhhıyede Abdi İpekçi Parkından hareket edecektik. 13:40da Sıhhıyeye vardığımda ekibin Akköprüde buluşacağı ve kampanyaya katılmak için orda kayıt yaptırmak zorunda olduğum söylendi. Çok sinirlendim ve neden internette doğru düzgün açıklama yapmadıkları için kızarken aynı zamanda en kestirme yolu düşünüyordum. Bisiklete atladığım gibi Akköprüye gittim. 14de ordan ayrılacağı söylenen ekibe yetişmeliydim. Gittiğimde doğru düzgün kimsenin gelmediğini görünce üzülüyüm mü seviniyim mi anlayamadım…
Zülfü – Kevs – Yavuz Abi

Yavuz Abi – Semra – Kevs – Esra – Antrenör Ahmet

İşte Milli Sporcularımız

Yola ne zaman çıkacağımızı merak ediyoruz…

Bisikleti olmayıp bu etkinliğe katılmak isteyenlere 40 adet bisiklet ayrılmış. Ancak organizasyonda eksik bilgi verilmesi sonucunda yan yana dizilen bisikletler sahipsiz kaldı ![]()

Netteki forumları takip ederek bana ulaşan iki genç Burak ve (yanılmıyorsam) Özge.

İşte beni dağ bayır taşıyan, sabırlı, sempatik, dikkat çekici, yakışıklı bisikletim

Ekibin bugün Konya’ya gideceğini sandığımızdan kaç km eşlik edeceğimiz planlıyorduk…

Eskort eşliğinde önde Milliler arkada biz Sıhhıye’ye kadar eğlenceli bir yolculuk geçirdik.

Abdi İpekçi Parkında dizildik sıraya…

Zülfü ve Semra (Milli sporcular aynı zamanda Güdak üyeleri)


Süper bir makine. Sıkıcı konuşmalar yapılırken kalabalığı yarıp Recep Abi ile tur attık etrafta

Batıkent’teki bisiklet şenliğine gidiyoruz

Milliler önde biz arkada gidiyorduk. Aradaki mesafe 100m, 200m derken aldı başını gitti. Hem antrenmanlı hem de altlarında yarış bisikleti olunca böyle oluyor tabi. Eskortu ve bisikletçileri kaçıran bizler yolun sol şeridinde uzun süre çırpındık. Bahanın aniden düşmesi üzerine İstanbul yolu gibi tehlikeli bir yolla baş edemeyeceğimizi anladık ve karşıya geçip sağdan gitmeye karar verdik. Şenlik alanını bilmediğimiz için sora sora bulmamız çok zamanımızı aldı.

Hala poz verecek kadar mutluyuz

Eve tek başıma nasıl dönecektim o tehlikeli yoldan! Acaba Millilerle aynı otobüse binip öyle mi gitsem diye düşünürken Apo’ya rastlamam çok iyi oldu. Hoş ondan önce Muammer Abi’yi gördüm beraber dönelim dedim ama sonra kendisini bulamadım yada kaybettim. Bilerek mi kaçtı acaba benden hahaha. ![]()

Eve geldiğimde kilometre sayacım 63 km.yi gösteriyordu. Güzel bir gezi sonunda evine dönen Kevser’in yüzüne yine aptal bir gülümseme yerleşmişti. Etkinlik yapabilmenin ve izin gününün cumaya gelmesinin mutluluğunu yaşıyordu. Duşa girdiğinde o kadar çok tuz aktı ki üstünden, bir ara mutfakta turşu kurmaya çalışan annesi gözünde canlanınca kendini tuzlanmış salatalık gibi hissetti. Bunun başka bir adı daha var ama bana yakışmaz hahaha